Bu satırların özünde tek bir cümle var: Matematik korkulacak değil, öğrenilecek bir dildir. Bu site boyunca sürekli buraya döneceğiz. Çünkü bir öğrencinin en çok ihtiyaç duyduğu şey genelde daha fazla soru çözmek değil, bu cümleye gerçekten inanmasıdır.
Neden Bu Site?
18 yıldır sınıflarda, yüz yüze derslerde ve artık Zoom ekranlarının diğer tarafında öğrencilerle matematik konuşuyorum. Bu süre zarfında bir şeyi defalarca gördüm: Matematikten korkan öğrenci sayısı, matematiği anlayamayan öğrenci sayısından çok daha fazla. Yani sorun çoğu zaman yetenek değil, matematiğin kendilerine hiç “doğru dilde” anlatılmamış olması.
promath.tr, bu farkı kapatmak için var. TYT-AYT'den LGS'ye, SAT'tan AP'ye, lise geometrisinden kamu sınavlarına kadar geniş bir yelpazede; konu anlatımını ezberden çok kavramaya, hız kazanmaktan çok güven kazanmaya odaklayan bir yaklaşımla ders veriyorum. Bu sitede de derslerimin yanında, üzerine düşündüğüm konuları, denediğim yöntemleri ve öğrencilerimden öğrendiklerimi sizinle paylaşacağım.
Matematik Neden Bu Kadar Önemli?
Matematiğin sınavlarda bir bölüm olmasının çok ötesinde bir değeri var. Matematik, düzenli düşünmeyi öğretir: Bir problemi parçalarına ayırmayı, hangi bilginin gerekli ve hangi bilginin gereksiz olduğunu ayırt etmeyi, adım adım ilerleyip sonuca güvenle varmayı.
Bu beceriler sadece sınav kağıdında değil, günlük hayatın her alanında işe yarar: Bir kararı tartarken, bir bütçeyi planlarken veya karmaşık bir sorunu çözerken. Akademik kariyerimde yıllarca matematiksel yaklaşım teorisi üzerine çalıştım. Orada da öğrendiğim şey şuydu: En karmaşık problemler bile doğru adımlarla, sabırla ve doğru bakış açısıyla çözülebilir hale gelir. Öğrencilerime aktarmaya çalıştığım da tam olarak bu.
Bu Yaklaşımı Nasıl Uyguluyorum?
Derslerimde üç şeye özellikle önem veririm.
1. Kavrama önce gelir
Bir formülü ezberletmeden önce, öğrencimin o formülün neden öyle olduğunu anlamasını isterim. Anladığı bir şeyi unutması çok daha zordur.
2. Strateji, bilgi kadar değerlidir
Özellikle SAT ve TYT-AYT gibi zamana karşı yarışılan sınavlarda doğru konuyu bilmek yetmez; o konuyu sınav formatında hızlı ve güvenle uygulayabilmek gerekir. Bu yüzden derslerimde soru çözme stratejilerine de en az konu anlatımı kadar zaman ayırırım.
3. Güven, başarıdan önce gelir
Matematik kaygısı yaşayan bir öğrencinin önce ihtiyacı olan şey daha fazla soru değil, “yapabilirim” duygusudur. O duygu bir kez oturduğunda net artışı doğal bir sonuç olarak gelir.
Farklı Derslerden Aynı Mantık: Bir Kural Var, Tersi Her Zaman Doğru Değil
Bunu somut hale getirmek için günlük hayattan iki örnekle başlayalım.
Yağmur yağarsa yerler ıslanır. Peki yerler ıslaksa mutlaka yağmur mu yağmıştır? Hayır; belki biri sokağı sulamış ya da yıkamıştır.
Ateş varsa duman çıkar. Peki duman görüyorsak mutlaka bir ateş mi vardır? Hayır; sisli bir sabah ya da bir buhar makinesi de benzer bir görüntü oluşturabilir.
Aynı mantık hatası matematiğin neredeyse her dalında karşımıza çıkar:
Sayılar: Bir sayı 4'e bölünebiliyorsa çift sayıdır. Ama her çift sayı 4'e bölünmez; 6 buna güzel bir karşı örnektir.
Geometri: Bir şekil kareyse aynı zamanda bir dörtgendir, ama her dörtgen kare değildir; bir dikdörtgen ya da paralelkenar da dörtgendir. Aynı şekilde iki şeklin çevresi eşit olsa da alanları eşit olmak zorunda değildir. Kenarı 5 olan bir kare ile 1 × 9 boyutlarındaki dikdörtgenin çevresi 20'dir; alanları ise sırasıyla 25 ve 9'dur.
Cebir: Bir eşitsizliğin iki tarafı negatif bir sayıyla çarpılır veya bölünürse yön değişir. −2x > 6 ifadesini −2'ye bölünce x < −3 olur; x > −3 değil. Ayrıca (a+b)² ifadesi a²+b² değil, a²+2ab+b²'dir. Kayıp gibi görünen o “orta terim” aslında hiç kaybolmamıştır.
Yüzde hesapları: Bir ürün önce %20 zamlanıp sonra %20 indirime girerse başa dönmez. 100 TL önce 120 TL olur; sonra 120'nin %20'si olan 24 TL düşünce 96 TL kalır. Çünkü her yüzde farklı bir sayı üzerinden hesaplanır.
Fizik: Hareket eden her cismin üzerinde mutlaka bir kuvvet olduğu sanılır. Oysa sabit hızla düz bir çizgide hareket eden bir cismin üzerindeki net kuvvet sıfır olabilir; buna eylemsizlik denir.
Görüldüğü gibi ders farklı, mantık aynı: Bir yön sezgisel olarak doğru görünür, ancak tersi ya da eksik hali sınavda tuzağa dönüşür. TYT-AYT'de, LGS'de, SAT'ta ve AP'de öğrencilerin en sık puan kaybettiği yerlerin çoğu aslında bu tek kalıba dayanır.
Bir sonraki yazıda bu tuzakları farklı sınav türlerinden gerçek sorularla ele alacağız ve sınav anında bu hatayı fark etmenin pratik bir yolunu paylaşacağım.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Bu site büyüdükçe burada şunları bulacaksınız:
- Sınavlara özel çalışma planları ve stratejiler
- Konu anlatımlarını daha görsel ve akılda kalıcı hale getiren yaklaşımlar
- Sınav kaygısıyla başa çıkma yöntemleri
- TYT-AYT, LGS ve kamu sınavlarına yönelik pratik çözüm teknikleri
- Uluslararası sınavlara (SAT, AP) hazırlanan öğrenciler için özel içerikler
O zamana kadar sizi matematiği bir korku kaynağı değil, öğrenilebilir bir dil olarak görmeye davet ediyorum.